Kök Hücre

Kök Hücre

Kök hücre, insan vücudunda bulunan, henüz özelleşmemiş ancak ihtiyaç duyulduğunda farklı doku ve organ hücrelerine dönüşebilme potansiyeline sahip temel yapı taşlarıdır.

Kendini yenileme ve hasarlı dokuları onarma yeteneği ile öne çıkan bu hücreler, vücudun biyolojik bir tamir sistemi gibi çalışarak yaşlanan, işlevini yitiren veya travmaya maruz kalan bölgelerde rejeneratif (yenileyici) süreci başlatırlar.

Modern tıpta hem kronik hastalıkların yönetiminde hem de estetik ve rekonstrüktif cerrahide devrim yaratan bu hücresel tedavi yaklaşımı, biyoteknolojik imkanlarla laboratuvar ortamında işlenerek doğrudan hedef bölgeye uygulanabilmektedir.

Kök Hücre Nedir?

Kök hücre, organizma içerisinde herhangi bir spesifik görevi üstlenmek üzere “programlanmamış” bir öncül hücredir.

Vücudumuzdaki kalp, kas, sinir veya deri hücrelerinin aksine, kök hücrelerin en belirgin özelliği sınırsız bölünme kapasitesi ve sinyal gönderilen bölgeye göre o dokunun karakterini kazanabilmesidir.

Bir yaralanma veya doku kaybı meydana geldiğinde, bu hücreler ilgili bölgeye göç ederek (homing) orada yeni ve sağlıklı hücrelerin oluşumunu tetikler.

Bu süreç, sadece eksik olanı tamamlamakla kalmaz, aynı zamanda çevresindeki hücrelere de büyüme faktörleri salgılayarak sistemik bir iyileşme dalgası oluşturur.

Otolog Kök Hücre Nedir? (Neden Kendi Hücrelerimizi Kullanıyoruz?)

Otolog kök hücre nakli, tedavide kullanılan hücrelerin doğrudan hastanın kendi vücudundan (genellikle karın yağ dokusu veya kemik iliği) elde edilmesi işlemidir.

Başkasından alınan (allojenik) hücrelerin aksine otolog yöntemin tercih edilmesinin çok kritik tıbbi gerekçeleri bulunmaktadır:

Sıfır Reddedilme Riski: Hücreler kişinin kendi genetik materyalini taşıdığı için bağışıklık sistemi bu hücreleri “yabancı” olarak algılamaz ve biyolojik bir direnç göstermez.

Alerjik Reaksiyon Güvenliği: Dışarıdan bir protein veya yabancı doku girişi olmadığı için anafilaksi veya ciddi alerjik reaksiyon riskleri ortadan kalkar.

Etik ve Pratik Avantajlar: Donör arama süreci gerektirmez ve laboratuvar ortamında hızla işlenerek aynı gün içerisinde veya planlanan tedavi takviminde hastaya geri enjekte edilebilir.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Kök hücre tedavisinde başarının anahtarı, doğru hücre türünün doğru derinliğe ve uygun konsantrasyonda nakledilmesidir. Otolog sistemler, hastanın biyolojik güvenliğini sağlarken iyileşme sürecini en doğal haliyle başlatmamıza olanak tanır.”

Kök Hücre Çeşitleri ve Özellikleri

Kök hücreler, gelişimsel aşamalarına ve farklılaşma yeteneklerine (potens) göre temel olarak üç grupta incelenir:

Embriyonik Kök Hücreler: Döllenmiş yumurtanın erken evrelerinden elde edilen ve vücuttaki tüm hücre türlerine (pluripotent) dönüşebilen en yüksek kapasiteli hücrelerdir. Ancak etik tartışmalar ve kontrolsüz çoğalma riskleri nedeniyle klinik kullanımı oldukça sınırlıdır.

Yetişkin (Erişkin) Kök Hücreler: Doğumdan sonra vücudun çeşitli dokularında (kemik iliği, yağ dokusu, diş eti vb.) bulunan hücrelerdir. Genellikle bulundukları dokunun hücrelerine dönüşme eğilimindedirler (multipotent).

Mezenkimal Kök Hücreler (MSC): Özellikle yağ dokusu ve kemik iliğinde bolca bulunan bu hücreler; kıkırdak, kemik, kas ve yağ dokusuna dönüşme yetenekleri ve güçlü anti-enflamatuar etkileri nedeniyle klinik uygulamalarda en çok tercih edilen türdür.

Kök Hücre Tedavisi Nedir?

Kök hücre tedavisi, vücudun kendi kendini onarma kapasitesini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, spesifik dokulardan elde edilen canlı kök hücrelerin, hasarlı veya yaşlanmış bölgeye nakledilmesini temel alan biyolojik bir müdahaledir.

Bu yöntem, klasik cerrahi operasyonlardan farklı olarak, dokuyu kesmek veya yapay bir materyalle değiştirmek yerine; o bölgedeki hücresel yıkımı durdurmayı ve yeni, sağlıklı doku oluşumunu tetiklemeyi hedefler.

Modern tıpta “Rejeneratif (Yenileyici) Tıp” olarak adlandırılan bu saha, hastanın kendi dokusundan alınan hücrelerin laboratuvar ortamında saflaştırılması ve aktive edilmesiyle en yüksek verimliliğe ulaştırılır.

Kök Hücreler Hangi Alanlarda Kullanılmaktadır?

Kök hücrelerin multıpotent (birden fazla hücre tipine dönüşebilme) yeteneği, onları tıbbın hemen her branşında vazgeçilmez bir araç haline getirmektedir.

Günümüzde ortopedik eklem rahatsızlıklarından sistemik hastalıklara kadar geniş bir yelpazede kullanılsa da, özellikle doku mühendisliği ve dermo-kozmetik alanındaki sonuçları “hücresel devrim” olarak nitelendirilmektedir.

Cilt Gençleştirme ve Anti-Aging Uygulamaları

Zamanla ciltteki fibroblast hücrelerinin üretimi yavaşlar, bu da kolajen ve elastin kaybına yol açarak sarkma ve kırışıklıkları beraberinde getirir. Kök hücre tedavisi, yaşlanan bölgeye taze hücre popülasyonu enjekte ederek cildin biyolojik yaşını geri çevirmeyi hedefler. Bu uygulama;

Ciltteki ince çizgilerin ve derin kırışıklıkların doğal yolla doldurulmasını,

Cilt elastikiyetinin (gerginliğinin) yeniden kazanılmasını,

Cilt tonunun eşitlenmesini ve daha parlak bir görünüm elde edilmesini sağlar.

Akne İzi, Skar ve Leke Tedavisi

Derin akne skarları ve yara izleri, dokunun hatalı veya eksik iyileşmesi sonucu oluşur. Kök hücreler, bu bölgedeki fibröz (sertleşmiş) dokuyu yumuşatır ve yerini yeni deri hücrelerine bırakmasını sağlar.

Skar Tedavisi: Çökük izlerin altını yeni hücrelerle doldurarak yüzeyin pürüzsüzleşmesine yardımcı olur.

Leke Tedavisi: Melanosit hücrelerinin aktivitesini düzenleyerek, özellikle inatçı güneş lekeleri ve melazma gibi durumlarda cildin renk dengesini stabilize eder.

Saç Ekimi ve Saç Canlandırmada Kök Hücre Desteği

Saç dökülmesi tedavisinde kök hücreler, hem mevcut saç tellerini kalınlaştırmak hem de uyku evresindeki saç köklerini uyandırmak için kullanılır.

Saç Ekimiyle Birlikte: Donör bölgeden alınan greftlerin tutunma oranını artırır ve ekim bölgesindeki iyileşme hızını iki katına çıkarır.

Saç Canlandırma: Dökülmeye meyilli bölgelerde saç foliküllerini besleyerek saçın kalitesini ve yoğunluğunu artırır.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Hücresel tedavilerde ‘herkese aynı protokol’ yaklaşımı bilimsel değildir. Hastanın cilt yapısı, yaşı ve hücre kalitesi analiz edilerek hazırlanan kişiselleştirilmiş dozajlar, tedavinin başarısını belirleyen en temel unsurdur.”

Kök Hücre Estetikte Hangi Alanlarda Kullanılmaktadır?

Estetik cerrahi ve medikal estetikte kök hücre uygulamaları, dışarıdan verilen geçici dolguların aksine “biyolojik bir restorasyon” sunar.

Özellikle yüz gençleştirme, meme ve popo estetiğinde yağ enjeksiyonlarının kalıcılığını artırmak amacıyla kök hücreyle zenginleştirilmiş transferler tercih edilmektedir.

Bu yöntemle hastanın kendi yağ dokusu, kök hücrelerce zengin bir serum haline getirilerek nakledildiğinde, enjekte edilen yağın hayatta kalma oranı (tutunma başarısı) klasik yöntemlere göre belirgin düzeyde artış gösterir.

Ortopedik Rahatsızlıklar (Diz Kireçlenmesi, Kıkırdak Onarımı)

Ortopedi alanında kök hücre tedavisi, özellikle cerrahi müdahale öncesi son durak veya cerrahiye yardımcı bir yöntem olarak konumlanır.

Eklemlerdeki kıkırdak dokusunun kendi kendine iyileşme kapasitesinin çok düşük olması, kök hücreyi bu branşta hayati kılar.

Diz Kireçlenmesi (Osteoartrit): Eklem içi enjeksiyonlarla kıkırdaktaki aşınma durdurulmaya çalışılır ve bölgedeki inflamasyon baskılanarak ağrı yönetimi sağlanır.

Kıkırdak ve Menisküs Onarımı: Sporcu yaralanmaları veya yaşa bağlı yırtılmalarda, kök hücrelerin kıkırdak benzeri hücrelere (kondrosit) dönüşme yeteneği sayesinde doku bütünlüğü desteklenir.

Dermatoloji ve Estetik Cerrahi (Cilt Yenileme, Skar Tedavisi)

Dermatolojik uygulamalarda mezenkimal kök hücreler, cildin alt katmanlarına nüfuz ederek “hücresel bir uyarı” başlatır. Bu alandaki temel yaklaşımlar şunlardır:

Cilt Yenileme: Güneş hasarı veya yaşlanma sonucu bozulan hücre matrisinin onarılması.

Skar ve Keloid Tedavisi: Yanık izleri, ameliyat skarları ve derin sivilce izlerinde, hasarlı bölgenin doku kalitesini artırarak izlerin görünümünü minimalize eder.

Kronik Yara İyileşmesi: Diyabetik ayak yaraları gibi iyileşmesi güç durumlarda, kanlanmayı ve hücre göçünü artırarak doku kapanmasını hızlandırır.

Nörolojik ve Sistemik Hastalıklarda Güncel Yaklaşımlar

Kök hücre araştırmalarının en heyecan verici ve stratejik alanlarından biri sinir sistemi ve kronik organ yetmezlikleridir.

Sinir hücrelerinin (nöronların) sınırlı yenilenme kapasitesi, kök hücre teknolojisiyle aşılmaya çalışılmaktadır.

Nörolojik Hastalıklar: Parkinson, MS (Multipl Skleroz) ve omurilik yaralanmalarında, hasarlı sinir kılıflarının (miyelin) korunması ve nöronlar arası iletişimin desteklenmesi hedeflenir.

Sistemik Yaklaşımlar: Tip 1 diyabet, karaciğer sirozu ve bazı otoimmün hastalıklarda, bağışıklık sistemini düzenleyici (immünomodülatör) etkileri nedeniyle klinik çalışmalar devam etmektedir.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Nörolojik ve sistemik hastalıklarda kök hücre tedavisi dünyada halen yoğun araştırma aşamasındadır. Hastalarımızın ‘mucize çözüm’ vaatlerinden ziyade, kanıta dayalı tıp (Evidence-based medicine) çerçevesinde sunulan güncel protokolleri takip etmesi kritik önem taşır.”

Kök Hücre Tedavisi Nasıl Yapılır? Adım Adım Uygulama Süreci

Kök hücre tedavisi, rastgele bir enjeksiyon işlemi değil; biyolojik materyalin hassas bir şekilde toplanması, işlenmesi ve hedefe ulaştırılmasını içeren disiplinler arası bir süreçtir.

Tedavinin başarısı, hücrelerin canlılığını (viyabilite) kaybetmeden ve steriliteyi bozmadan nakledilmesine bağlıdır.

Kök hücre tedavisi, karmaşık biyolojik süreçleri içermesine rağmen hasta konforu odaklı ve genellikle tek seansta tamamlanan bir işlemdir. Süreç şu adımlarla ilerler:

Değerlendirme ve Hazırlık: Hastanın klinik durumu incelenir, uygun hücre kaynağı (yağ dokusu veya kemik iliği) belirlenir ve işlem bölgesi sterilize edilerek lokal anestezi uygulanır.

Hücrelerin Toplanması (Hasat): Belirlenen donör alandan (genellikle karın bölgesi veya kalça kemiği) özel kanüller veya aspirasyon iğneleri yardımıyla gerekli doku örneği ağrısız bir şekilde alınır.

Laboratuvar İşleme ve Ayrıştırma: Alınan doku, kapalı devre bir santrifüj sistemine veya özel laboratuvar kitlerine yerleştirilerek kök hücrelerin diğer doku bileşenlerinden saflaştırılması sağlanır.

Aktivasyon: Ayrıştırılan kök hücreler, etkinliklerini artırmak amacıyla özel biyolojik faktörlerle zenginleştirilir ve enjeksiyona hazır, yüksek konsantrasyonlu bir form haline getirilir.

Hücre Nakli (Transfer): Hazırlanan canlı kök hücreler, görüntüleme cihazları (ultrason veya skopi) kılavuzluğunda hedeflenen hasarlı dokuya veya damar yoluyla dolaşım sistemine doğrudan enjekte edilir.

Bu adım adım süreç, hücrelerin canlılığını korumak adına aynı gün içinde ve profesyonel klinik şartlarında tamamlanır.

Kök Hücre Nereden ve Nasıl Alınır? (Yağ Dokusu ve Kan Yöntemi)

Kök hücreler vücudun birçok bölgesinde bulunsa da, klinik uygulamalarda en yüksek verimin alındığı iki ana kaynak mevcuttur:

Yağ Dokusu (Adipoz Kaynaklı): Karın veya kalça bölgesindeki yağ dokusu, kemik iliğine oranla yaklaşık 500 ila 2500 kat daha fazla mezenkimal kök hücre içerir. “Mini-liposuction” benzeri bir yöntemle, lokal anestezi altında özel kanüllerle küçük bir miktar doku alınır.

Kan (Periferik Kan): Özellikle bağışıklık sistemi ve sistemik tedavilerde tercih edilir. Kişinin kolundaki damardan alınan kanda bulunan öncül hücreler hedeflenir.

Kandan Kök Hücre Nasıl Alınır? (Süreç Detayları)

Kandan kök hücre elde etme süreci, standart bir kan alma işleminden daha karmaşıktır ve genellikle “Aferez” adı verilen bir yöntemle gerçekleştirilir:

Mobilizasyon: İşlemden birkaç gün önce, kemik iliğindeki kök hücrelerin kana karışmasını sağlayan özel uygulamalar yapılabilir.

Toplama: Hasta bir aferez cihazına bağlanır. Kan bir koldan alınır, cihaz içindeki santrifüj sistemiyle kök hücreler ayrıştırılır ve kanın geri kalanı diğer koldan hastaya iade edilir.

Süre: Bu işlem genellikle 2 ila 4 saat sürer ve hastanede yatış gerektirmez.

Kök Hücre Nasıl Elde Edilir? (Laboratuvar ve Ayrıştırma Aşaması)

Alınan ham doku (yağ veya kan), doğrudan enjekte edilmez. Hücrelerin saflaştırılması için şu aşamalardan geçer:

Ayrıştırma (Santrifüj): Materyal, yüksek hızlı cihazlarda döndürülerek ağır kan hücrelerinden ve yağ partiküllerinden arındırılır.

Enzimatik İşlem: Yağ dokusu kullanılıyorsa, hücreleri bir arada tutan doku bağlarını çözmek için özel enzimler kullanılır.

Aktivasyon: Elde edilen saf kök hücreler, doku onarımını tetikleyecek büyüme faktörleri ile “uyandırılır”.

Kök Hücre Nasıl Verilir? (Enjeksiyon ve Transfer Yöntemleri)

Hazırlanan konsantre kök hücre solüsyonu, hedeflenen tedavi alanına göre farklı yollarla transfer edilir:

Lokal Enjeksiyon: Eklem içine (ortopedi), saçlı deriye veya yüzdeki kırışıklık hatlarına (estetik) ince iğnelerle doğrudan uygulama yapılır.

İntravenöz (IV) Uygulama: Sistemik veya nörolojik etkiler beklendiğinde, hücreler damar yoluyla dolaşım sistemine verilir. Hücreler, “homing” (yuvaya dönme) özelliği sayesinde vücuttaki hasarlı bölgeyi kendisi bulur.

Cerrahi Transfer: Ameliyat sırasında hasarlı dokunun (örn: tendon kopması) üzerine kök hücrelerle zenginleştirilmiş bir “scaffold” (iskelet) yerleştirilebilir.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Kök hücrelerin transfer aşamasında kullanılan teknik hassasiyet, hücrelerin o bölgede tutunma oranını %40’a kadar etkiler. Bu nedenle uygulama, mutlaka ileri teknolojik donanıma sahip steril klinik şartlarında gerçekleştirilmelidir.”

Kök Hücre Ameliyatı

Kamuoyunda “kök hücre ameliyatı” olarak adlandırılan süreç, aslında çoğu zaman cerrahi bir kesi gerektirmeyen, girişimsel bir tıbbi prosedürdür.

Ancak, kök hücrelerin hastanın kendi yağ dokusundan (liposuction yöntemiyle) veya kemik iliğinden alınması gerektiği durumlarda, bu işlem steril bir ameliyathane ortamında gerçekleştirilir.

Eğer kök hücre nakli; bir eklem operasyonu, tendon tamiri veya doku rekonstrüksiyonu ile eş zamanlı yapılıyorsa, bu durum tam kapsamlı bir cerrahi müdahale olarak tanımlanır.

Buradaki temel amaç, cerrahi olarak onarılan dokunun biyolojik iyileşme hızını kök hücrelerin gücüyle maksimize etmektir.

Kök Hücre Naklinden Sonra İyileşme Süreci ve Beklentiler

Kök hücre tedavisi, vücudun doğal onarım mekanizmalarını tetiklediği için iyileşme süreci genellikle konforludur. Ancak hücrelerin hedeflenen dokuya tam olarak yerleşmesi ve biyolojik aktiviteye başlaması belirli bir zaman ve disiplin gerektirir.

İşlem Sonrası İlk 24 Saat ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uygulamanın hemen ardından vücudun adaptasyon süreci başlar:

Hafif Ödem ve Hassasiyet: Hücrelerin enjekte edildiği bölgede veya donör alanda (hücrenin alındığı yer) hafif bir şişlik, kızarıklık veya sızlama olması beklenen bir durumdur.

İstirahat: İşlem günü ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, vücudun enerjisini hücresel onarıma harcamasına izin verilmelidir.

Buz Uygulaması: Eğer doktorunuz önerdiyse, ödemi kontrol altına almak için uygulama bölgesine dolaylı soğuk kompres yapılabilir.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Protokoller

Tedavinin başarısını ve hücre canlılığını korumak için şu kurallar kritiktir:

Anti-enflamatuar İlaç Kullanımı: Kök hücreler bölgede kontrollü bir enflamasyon (iyileşme yanıtı) başlatır. Bu nedenle, doktorunuz aksini belirtmedikçe ilk haftalarda bazı ağrı kesicilerin kullanımı hücre aktivitesini durdurabileceği için kısıtlanabilir.

Sigara ve Alkol Tüketimi: Sigara, kandaki oksijen seviyesini düşürerek yeni nakledilen kök hücrelerin hayatta kalma şansını ciddi oranda azaltır.

Sıcaklık Kontrolü: İlk birkaç gün aşırı sıcak banyo, sauna veya hamam gibi ortamlardan kaçınılmalıdır.

Sonuçlar Ne Zaman Görülür?

Kök hücre tedavisi, botoks veya dolgu gibi anlık sonuç veren bir uygulama değil, uzun vadeli bir yatırım sürecidir:

İlk Etkiler (2-4 Hafta): Bölgedeki enflamasyonun azalmasıyla ağrılarda hafifleme veya ciltte bir canlılık hissedilmeye başlanır.

Gerçek Değişim (3-6 Ay): Hücrelerin farklılaşması ve yeni kolajen/kıkırdak dokusu üretimi bu dönemde zirveye ulaşır.

Maksimum Verim: Dokunun kendini tamamen yapılandırması, uygulama alanına ve hastanın yaşına bağlı olarak 6 ila 12 ay arasında tamamlanır.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Kök hücrelerin ‘akıllı hücre’ olma özelliği, iyileşmenin zamana yayılmasını sağlar. Sabırlı olmak ve işlem sonrası önerilen tıbbi protokollere sadık kalmak, tedavinin başarısını %100’e yakın bir oranda etkileyen faktörlerdir.”

2026 Kök Hücre Tedavisi Fiyatları

Kök hücre tedavisi, her hastanın biyolojik ihtiyacına, doku hasarının boyutuna ve uygulanacak protokolün karmaşıklığına göre kişiselleştirilen ileri teknoloji bir süreçtir.

Bu nedenle, standart bir fiyat listesinden ziyade, hastaya özel planlanan bir maliyetlendirme söz konusudur.

Türkiye’deki sağlık mevzuatı gereği, tıbbi işlemler için dijital mecralarda doğrudan kök hücre tedavisi fiyatı belirtilmesi uygun değildir; ancak maliyeti şekillendiren faktörlerin bilinmesi, hastaların doğru planlama yapması açısından kritik önem taşır.

Kök Hücre Tedavisi Ücreti Neye Göre Değişir?

Kök hücre uygulama maliyetlerini belirleyen temel bileşenler şunlardır:

Hücre Kaynağı ve Elde Etme Yöntemi: Kök hücrenin yağ dokusundan (SVF), kemik iliğinden veya periferik kandan elde edilmesi, kullanılan teknik donanımı ve süreci değiştirdiği için maliyete doğrudan yansır.

Uygulama Alanının Genişliği: Sadece tek bir eklem (örn: diz) ile sistemik bir nörolojik yaklaşım veya geniş çaplı bir estetik cerrahi kombinasyonu arasında sarf malzeme ve uzmanlık farkı bulunur.

Laboratuvar İşlemleri: Hücrelerin sadece ayrıştırılması ile özel cihazlarda aktive edilmesi veya saflaştırılması farklı teknolojik yatırım gerektirir.

Kombine Tedaviler: Kök hücre naklinin lazer, PRP veya cerrahi operasyonlarla desteklenmesi toplam tedavi bütçesini belirler.

Kök Hücre Tedavisi Pahalı mı? (Maliyet-Fayda Dengesi)

Kök hücre tedavisi, ilk bakışta konvansiyonel yöntemlere (tekrarlayan ilaçlar, geçici dolgular veya fizik tedavi seansları) göre daha yüksek bir başlangıç maliyetine sahip gibi görünebilir. Ancak maliyet-fayda analizi yapıldığında durum farklılaşır:

Kalıcılık: Geçici çözümlerin aksine kök hücreler dokuyu biyolojik olarak onardığı için sonuçlar çok daha uzun sürelidir.

Cerrahiyi Erteleme/İptal Etme: Özellikle ortopedik vakalarda, başarılı bir kök hücre uygulaması hastayı çok daha maliyetli ve riskli olan protez ameliyatlarından kurtarabilir.

Yaşam Kalitesi: Hücresel yenilenmenin sağladığı hızlı iyileşme, iş gücü kaybını azaltarak dolaylı bir ekonomik avantaj sağlar.

Aşağıdaki tablo, kök hücre tedavisinin geleneksel yöntemlerle temel farklarını ve uzun vadedeki avantajlarını özetlemektedir:

Karşılaştırma Kriteri Geleneksel Yöntemler (İlaç/PRP/Kortizon) Cerrahi Müdahaleler (Protez/Ameliyat) Kök Hücre Tedavisi (Rejeneratif)
Etki Mekanizması Belirtileri baskılar (Ağrı kesici odaklı). Hasarlı dokuyu yapay olanla değiştirir. Dokuyu biyolojik olarak onarır ve yeniler.
İyileşme Süresi Yok (Etki geçicidir). 3 – 6 Ay (Rehabilitasyon gerekir). 1 – 3 Gün (Hızlı günlük hayata dönüş).
Hastanede Yatış Gerekmez. 3 – 7 Gün. Gerekmez (Girişimsel işlem).
Uzun Vadeli Sonuç Sürekli tekrarlama gerektirir. Kalıcıdır ancak revizyon gerekebilir. Uzun süreli onarım ve doğal doku koruması.
Risk Faktörü Yan etki riski (Mide, böbrek vb.). Enfeksiyon ve anestezi riskleri. Minimum (Kişinin kendi hücresi kullanılır).

Kök Hücre Tedavisi SGK Tarafından Karşılanıyor mu?

Kök hücre tedavilerinin sosyal güvenlik kapsamındaki durumu, uygulama amacına göre değişkenlik gösterir:

Standart Onaylı Tedaviler: Lösemi gibi belirli kan hastalıklarında yapılan kemik iliği (hematopoetik) kök hücre nakilleri, belirli şartlar ve kurum onayları dahilinde SGK kapsamına alınabilmektedir.

Estetik ve Rejeneratif Uygulamalar: Diz kireçlenmesi, saç ekimi, anti-aging veya skar tedavisi gibi estetik ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik “rejeneratif” uygulamalar, mevcut mevzuatta genellikle “özel işlem” statüsündedir ve SGK tarafından karşılanmamaktadır.

Prof. Dr. Erdinç Özek: “Maliyet odaklı kararlar yerine, kullanılan teknolojinin sterilitesi ve uygulama yapacak hekimin tecrübesi önceliğiniz olmalıdır. Kişisel/ticari gizlilik ve tıbbi etik protokollerimiz gereği, en doğru maliyet analizi ancak detaylı bir klinik muayene ve radyolojik tetkikler sonrasında paylaşılabilmektedir.”

Sıkça Sorulan Sorular

Kök hücre tedavileri ve bağış süreçleri hakkında toplumda oluşan bilgi kirliliğini önlemek adına, en sık karşılaşılan soruları bilimsel bir perspektifle yanıtlıyoruz.

Kök Hücre Bağışı Nedir ve Nasıl Yapılır? (Kök Hücre Donörü Olma Süreci)

Kök hücre bağışı, sağlıklı bir bireyin kemik iliğindeki kök hücreleri bir başka hastaya nakledilmek üzere gönüllü olarak paylaşmasıdır. Süreç genellikle periferik kan toplama yöntemiyle yapılır; donöre birkaç gün hücre artırıcı uygulama yapıldıktan sonra aferez cihazı aracılığıyla koldan kan alınarak hücreler ayrıştırılır ve donör aynı gün normal hayatına dönebilir.

Kök Hücre Nasıl Verilir?

Tedavi amaçlı kök hücre veriliş yolu, hedeflenen dokunun derinliğine ve hastalığın türüne göre belirlenir. Hazırlanan konsantre hücreler ince iğnelerle doğrudan hasarlı bölgeye enjekte edilebileceği gibi, sistemik bir yayılım hedefleniyorsa damar yoluyla (intravenöz) dolaşım sistemine de verilebilir.

Kök Hücre Nasıl Alınır?

Kök hücre alımı, kişinin kendi dokularındaki rezervlere ulaşılmasıyla gerçekleşir. Yağ dokusu tercih edilecekse özel kanüllerle liposuction benzeri bir yöntem kullanılırken, kemik iliği tercih edilecekse steril şartlarda özel iğnelerle kemik boşluğuna girilerek aspirasyon yapılır. Her iki işlem de lokal anestezi veya sedasyon altında ağrısız şekilde tamamlanır.

Kök Hücre Nereden Alınır?

Vücudumuzun en zengin kök hücre depoları karın bölgesindeki yağ dokusu ve kalça kemiğindeki (iliak kanat) kemik iliğidir. Bunun yanı sıra uygun hastalarda çevre kanı (periferik kan) da bir kaynak olarak kullanılabilmektedir.

Kök Hücre Ameliyatı Diye Bir Şey Var mı?

Tıbbi literatürde doğrudan bu isimle anılan tek bir ameliyat türü bulunmamaktadır. Ancak kök hücrelerin cerrahi bir operasyon esnasında (örneğin bir tendon tamiri veya kemik grefti sırasında) destekleyici bir unsur olarak kullanılması, halk arasında bu işlemin kök hücre ameliyatı olarak tanımlanmasına neden olmuştur.

Kök Hücre Tedavisinin Riskleri Nelerdir?

Otolog (kişinin kendisinden alınan) kök hücre kullanıldığında doku reddi veya alerji riski bulunmamaktadır. Ancak her girişimsel işlemde olduğu gibi uygulama bölgesinde geçici ödem, morluk veya steriliteye dikkat edilmeyen ortamlarda enfeksiyon riski söz konusu olabilir. Bu nedenle uygulamanın tam donanımlı klinik şartlarında yapılması hayati önem taşır.

Uzman Görüşü ve Randevu

Kök hücre uygulamaları, hastanın genel sağlık durumu ve doku özelliklerine göre değişkenlik gösteren tıbbi prosedürlerdir. Her vaka için uygulanacak bilimsel protokoller, beklenen sonuçlar ve işlem süreçleri hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek amacıyla uzman bir hekim görüşüne başvurulması önerilir.

Kök hücre tedavilerinin tıbbi uygunluğu ve sürece dair klinik analizler için Prof. Dr. Erdinç Özek’ten randevu alarak ön muayene sürecinizi başlatabilirsiniz. İstanbul bölgesindeki kliniğimizde yapılacak değerlendirme sonrasında, durumunuza en uygun güncel tedavi yaklaşımları hakkında detaylı bilgilendirme yapılacaktır.

Bilimsel Kaynakça

Kök hücre tedavileri ve rejeneratif tıp protokolleri hakkındaki bu içerik, aşağıdaki uluslararası tıp veri tabanlarında yer alan güncel çalışma ve klinik rehberlere dayanmaktadır:

The Lancet: Clinical Applications and Future of Mesenchymal Stem Cell Therapies.

PubMed / National Institutes of Health (NIH): Autologous Stem Cell Transplantation for Orthopedic and Neurological Repair Protocols.

Nature Reviews Molecular Cell Biology: The Role of Stem Cell Niche in Tissue Regeneration and Healing.

Journal of Bone and Joint Surgery (JBJS): Efficacy of Bone Marrow Aspirate Concentrate (BMAC) in Osteoarthritis Treatments.

International Society for Cell & Gene Therapy (ISCT): Global Standards for Cell Processing and Clinical Applications.

Hemen Randevu Alın

Sağlığınız için ilk adımı atın. Formu doldurarak veya telefonla bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Randevu Formuna Git
×